BİR YAŞAM RAPORU: ARDAHAN'DAN HOÇVAN'A


Kadim Bir Bölgenin Tarihi, Sınırları ve Kültürü

HOÇVANArdahan iline bağlı olan Hoçvan bölgesi, bir sınır hattı üzerinde yer alması sebebiyle tarih boyunca farklı halkların ve kültürlerin yerleşim alanı olma özelliğini her zaman korumuştur. Sınırların bugünkü kadar keskin hatlarla çizilmediği eski dönemlerde, bu yüksek coğrafya birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve farklı yönetimlerin egemenliği altında kalmıştır. Transkafkasya ile Anadolu arasında bir köprü niteliğinde olan Hoçvan; ilk çağlardan günümüze Urartular, Medler, Persler, Bizans İmparatorluğu, Gürcü ve Ermeni Krallıkları, Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu gibi köklü medeniyetlerin izlerini bağrında taşımaktadır.

Hoçvan İsminin Kökeni ve Demografik Değişimler

Hoçvan kelimesinin etimolojik (köken bilimsel) yapısına dair kesin ve mısıri bir inceleme yapılmamış olsa da, ismin Ermenice, Gürcüce veya Kürtçe kelimelerden türemiş olabileceği tahmin edilmektedir.

  • Ermenicede "avan" kelimesi şehir ve köy gibi yerleşim yerlerini ifade etmek için kullanılır. Kafkasya ve Doğu Anadolu’da sonu "avan" ile biten pek çok yer adı mevcuttur (Erivan, Nahçıvan gibi).

  • Ermeni tarihçi Teryan Angela, Erivan isminin "Ari-van" kökeninden geldiğini ve anlamının "Aryenlerin Ülkesi" olduğunu belirtmektedir. Hoçvan isminin de benzer bir yapıdan türemiş olması ihtimal dâhilindedir.

  • Antik dönemlerde bu bölge Ermeniler tarafından Gugark, 15. yüzyıldan sonra ise Gürcüler tarafından Samtskhe olarak adlandırılmıştır. Hoçvan’a dair en detaylı idari ve ekonomik kayıtlar, 16. yüzyıla ait Osmanlı "Gürcistan İcmal Defteri"nde karşımıza çıkar. Bu defterde Hoçvan, Küçük Ardahan Sancağı'na bağlı 66 köyden oluşan bir nahiye olarak kaydedilmiştir. Cumhuriyet döneminde köylerin resmi isimleri Türkçe kelimelerle değiştirilmiş olsa da, halk arasında Kora, Beberek, Panik, Pangis gibi eski isimler hâlâ canlılığını korumaktadır.

  • Kürtlerin Bölgedeki Varlığı ve Tarihsel Göçler

  • Kürtlerin bu bölgeye tam olarak ne zaman yerleştiği konusu tarihçiler arasında tartışılmaktadır. Ancak 11. ve 12. yüzyıllarda Şeddadiler ve Hazbanilerin Güney Kafkasya ile Doğu Anadolu’da etkili oldukları bilinmektedir. Ünlü tarihçi Martin van Bruinnessen, 16. yüzyılda Osmanlı’nın Kafkasya’yı ilhak etmesinin ardından Kars’ın kuzeyinde ve Çıldır eyaleti (Samtskhe) çevresinde yaşayan göçebe Kürt aşiretlerinden bahseder. Aynı zamanda gezgin Lynch’in 1901 tarihli kitabına atıfta bulunarak, Ermeni Platosu’ndaki bazı Kürt grupların Çaldıran Savaşı’ndan sonra Diyarbakır civarından bu bölgeye sevk edildiğini aktarır.

    18, yüzyılda Osmanlı arşivlerindeki tımar belgelerine göre, 1780'lerde bölgede bulunan Kürt Pirebadili aşireti ve bazı diğer aşiretler, mevcut düzene aykırı ve bağımsız hareket ettikleri gerekçesiyle Rakka’ya (Suriye) sürgün edilmek istenmiştir

    1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın (93 Harbi) ardından Ardahan ve Hoçvan, Çarlık Rusyası’nın kontrolüne (Kars Oblastı) geçmiştir. Bu dönemde Arif Ağa, Beyaz Bey ve İzzet Bey gibi Kürt şahsiyetler bölge siyasetinde aktif rol oynamışlardır. Kürtler bu süreçte bölge nüfusunun büyük bir kısmını oluştururken; Ermeniler ve Rusya’dan göç eden Malakanlar da bölgede yaşamaktaydı. Malakanlar özellikle Xarziyan ve Alagöz köylerinde tarımsal teknolojinin gelişmesine büyük katkı sunmuşlardır. Birinci Dünya Savaşı ve Bolşevik İhtilali'nin ardından yaşanan gelişmeler neticesinde, bölge 1921 yılında savaşılmaksızın yeniden Türkiye sınırlarına dahil olmuştur.

    Hoçvan’ın Merkezi ve 22 Köyü

    Resmi kayıtlarda net bir idari merkez pênase edilmemiş olsa da, gazeteci-yazar Mehmet Ali Arslan’ın aktardığı bilgilere ve halk arasındaki genel kabulere göre Hoçvan’ın merkezi Hasköy, en büyük köyü ise Tunçoluk (Pangis) köyüdür.

    2012 yılında, yerel halkın talebi ve Hoçvan Köylerini Temsil Eden Admin ve Yazarlar Platformu'nun çalışmaları doğrultusunda, bir mezra olan Yaylakarakolu yerleşim listesine dahil edilmiş ve böylece Hoçvan'ın köy sayısı 22’ye yükselmiştir.

    Kültür, Örgütlenme ve Hoçfed Federasyonu

    Ekonomik şartlar nedeniyle Hoçvan’dan İstanbul’a yoğun bir göç dalgası yaşanmıştır. Metropolde yaşayan Hoçvanlıların kültürlerini korumaları ve birbirlerine destek olmaları amacıyla İstanbul'da birçok köy derneği kurulmuştur.

    Bu derneklerin daha koordineli çalışmasını sağlamak amacıyla, bölge yazar ve gazetecilerinin önerisiyle 2009 yılında İstanbul Esenyurt’ta Hoçvan Dernekler Federasyonu (Hoçfed) kurulmuştur. Hoçfed, günümüzde Hoçvanlıların en önemli dayanışma ve buluşma noktası haline gelmiştir.

    Ardahan’ın "Panzerleri": Hoçvan Spor Kulübü

    Hoçvan Spor Kulübü, resmi olarak 2016 yılında kurulmuştur. Kulübün ilk başkanı Yusuf Avşar olmuştur. Takıma dair öne çıkan detaylar şunlardır:

  • Takım Renkleri: Siyah ve Kırmızı (Bu renkler, Kora köyünün 1998 yılındaki tanıtım logosundan ilham alınarak belirlenmiştir ve Hoçvan’ın kimliğini temsil eder).

  • Semboller: Kulübün logosunda yer alan at ve Kısır Dağı figürleri, bölgenin doğal ve kültürel mirasına atıfta bulunur.

  • Nasnav (Lakap): Takıma "Panzerler" lakabı, gazeteci-yazar Mehmet Ali Arslan tarafından verilmiştir.

  • Başarılar: Kulüp, kurulduğu yıl olan 2016'da Ardahan Amatör Ligi'nde şampiyon olmuş; 2017 yılında ise Ardahan'ı Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) temsil eden tek kulüp olma başarısını göstermiştir

  • Bölgede İnternet ve Teknolojinin İlk Adımları

    Hoçvanlılar, sosyal medyanın henüz hayatımıza girmediği erken dönemlerde, Mehmet Ali Arslan tarafından kurulan web siteleri, forumlar ve bloglar sayesinde internet dünyasıyla tanışmıştır. O yıllarda ICQ ve Mirc gibi platformlarda Ardahan, Kars ve Iğdır’a dair ilk sohbet kanalları ve bilgi grupları kurulmuştur. "Ardahan, Kars ve Iğdırlılar internet aleminde ilk kez bir arada" sloganıyla yürütülen bu dijital çalışmalar, Hoçvan kültürünün dış dünyaya tanıtılmasında ve bilgiye erişimde öncü bir rol oynamıştır.



  • Ardahan Gazetesi